İnsanın yazma isteği... Bazen öyle neşeliyizdir ya da öyle hüzünlüyüzdür ki, birşeyler yazmak isteriz. Yazmak. Ama ne yazmak? Hayır, hayır sadece yazmak, konu olmaksızın. Ne yazacağınızı bilmeden sayfalarca yazı yazdığınız oluyor mu? Ya da anlatacağınız hiçbir konu yoksa yine de yazabiliyorsunuz. Eğer yazabiliyorsanız bilmelisiniz ki siz aslında YAZMAYI seviyorsunuz. Evet, insan bazen öyle duygularla yüklenir ki yazmadan duramaz. Bu duygu, belki sadece baharın gelişi, belki de kalabalık içindeki yalnız ama dimdik hayatla savaşma mecburiyetimizdir. Ne kadar çok "çok görünürsek" belki de o kadar azızdır. Aranızda kendini yalnız hisseden var mı? Ya da hiç kendi kendinize konuşurken yakalandınız mı bedeninizdeki o mağrur ama hüzünlü ruhunuza? Hiç farkettiniz mi çevrenizin çoğalırken aslında ne kadar bireyselleştiğinizi? Bu zor dünyada ne kadar ne kadar da umutsuz kaldığınızı?
Söylediklerime katılanlarınız vardır. Peki, şimdi de en yakınınızı düşünün. Anneniz babanız, kardeşiniz sevgiliniz ya da bambaşka biri. O varken nasıl yalnız hissediyorsunuz kendinizi? Kendi kendinize düşünün bu ben miyim diye. En yakınınıza, ne kadar yalnız olduğunuzu söyleyebilir misiniz? Buna cesaretiniz var mı? Emin olun bunu söyleyemeyeceğiniz birileri varsa YALNIZ DEĞİLSİNİZ. Sadece rutinsiniz. Rutin ve sıradan ya da belki de dışa kapalısınız. Artık o duvarlarınızı yıkın, çevrenizi sarsın diye sizin ördüğünüz. Kendi ördüğünüz duvarlarınızla ne kadar daha yalnızlaştığınızı görmüyor musunuz? İlk olarak yazı yazın. Kafanızdaki bütün zehirleri akıtın o kağıda. Yazı bittiğinde kafanız tertemiz olsun. İsterseniz hıncınızı kağıttan çıkarın. Korkmayın. Duygularınızı yazıya dökerseniz sizi anlayanlar çoğalacak ve ne kadar fazla SİZİN GİBİ insan olduğunu göreceksiniz. O kadar çok olacaktır ki, bu insanlarla istesenizde yalnız kalamayacağınızı anlayacaksınız. Sonra bir de bakacaksınız ki en yakınlarınız, aslında o insanlar. Sizin duygularınızı en iyi o, "en yakınlarınız" dedikleriniz paylaşıyor. Aslında ne kadar kuruntu yaptığınızı, en çok ihtiyacınız olan insanların zaten en yakınlarınız olduğunu göreceksiniz.
Söyleyin bunu onlara. Onlar oldukça hiçbir zaman yalnız olmayacağınızı. Onların da sizin varlığınızla asla yalnız kalmayacaklarını anlatın. Ama şunu da hep bilin ki her zaman "en yakınlarınız" olacaktır. Belki insanlar değişecek ama mutlaka hep yakın hissettikleriniz "en yakınlarınız" olacaktır. Şimdi yanınızdakilere ya da kendinizi "yakın hissettiğiniz" insanlara sevgiyle bakın ve onu ne kadar sevdiğinizi söyleyin.
Tebrikler. İşte kendinizi yeniden keşfettiniz......





Yorumlar(8):
Bu site gerçekten bir çeşme gibi ruhumuzdan geçenleri biliyor. Kutlarım, müthişsin...
15 Mayıs, 2006 18:15
Yazılarınızı sürekli takip ediyorum. Bu kadar içten nasıl yazabildiğinizi merak ediyorum. Yazmaya devam edin, çünkü buna ihtiyacımız var.
15 Mayıs, 2006 18:24
Buradaki yorumlara aynen katılıyorum. Bu site, okuyucularının hayatlarını değiştirmeye başladı bile :)) Lütfen devam edin.
16 Mayıs, 2006 09:58
ya söylenecek bi çok şey var ama sende böyle bi yetenek görmek beni hem şaşırttı hem de sevindirdi.. bence bu yeteneğin üstüne daha çok gitmelisin..son yazında kendimden de bişeyler buldum gerçekten zaman zaman düşünceleri kağıda dökmek çok iyi oluyor insan herşeyi yakınlarına anlatamayabiliyor ya da anlatmak istemiyor..neyse dieğer yazılarını da dört gözle bekliiyorum bol şansss:)
17 Mayıs, 2006 12:31
cok güzel yazmışşın..ama bence biraz daha yoğunlaşmalısın..
rutin diye bahsettiklerin bu defalarca yazılanlar bence..
biraz daha orjinal konulara yazmaya çağarıyorum seni...
söylenmemş kelimeler misali..
başarılarının devamı dileğiyle..
17 Mayıs, 2006 22:48
"ne kadar yalnız olduğunuzu söyleyemeyecek birileriniz varsa yalnız değilsiniz"
ilginç geldi bana..insanın yalnızlık içinde,etrafına sardığı duvarlara hapsolmuş değil ki;) yalnızlığımı paylaşamam ben mesela adı üstünde o benim yalnızlığım..ama yanımda olduklarını bilmem yetmior ki bildikten sona tamamen anlaşılamadığımı:))
yalnız olduğumu söyleyeceğim birleri yoksa yalnızımdır esas..omuz isterim haykırarak ağlamak için..olmuyor ki çoğu zaman:))
18 Mayıs, 2006 21:48
bu arada yazılarımı okuduğun ve beğendine çok sevindim..
yazıların dupdur,içten,akıcı bir ırmak gibi..üstelik de çok umutlu:))
sakın bırakma..sakın;)
18 Mayıs, 2006 21:49
yalnızlık sensin.sen yalnızlığın olduğu için teksin tıpkı diğer senler gibi.en çıplak sen o,en öz..ve yalnız anların ruhunu yıkatıp,temize çektiğin anlarındır.paylaşmaksa yalnızlığını öldürür..paylaşamadığın kadar yalnızsındır..
bence..
27 Mayıs, 2006 21:21
Yorum Gönder
<< Ana Sayfa